İletişim    Künye  

Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Çoban MHP'den Aday Adayı

Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Doç.Dr Bilal ÇOBAN MHP İl Başkanlığında yaptığı basın toplantısında 2014 Yerel seçimlerinde Elazığ Belediye Başkanlığı için MHP'den Aday Adayı olduğunu açıkladı

Kategori  Kategori : Siyaset
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Tarih  Tarih : 26 Ağustos 2013, 19:27

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 


Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Doç.Dr Bilal ÇOBAN MHP İl Başkanlığında yaptığı basın toplantısında 2014 Yerel seçimlerinde Elazığ Belediye Başkanlığı için MHP’den Aday Adayı olduğunu açıkladı.Çoban amaçlarının Elazığ’ı en güzel hizmetleri kazandırmak olduğunu söylerken projelerinin Elazığ kamuoyu için yıllarca bir emeğin sonucunda hazırladıklarını belirtti.Çoban yaptığı açıklamada şu ifadeleri kulandı.’’Bilindiği gibi Cumhuriyet tarihinin 18’inci Yerel Seçimleri 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleştirilecek. Bu seçimlerle ilgili sürecin başladığını ve seçime dair gündemin her geçen gün daha da yoğunlaştığını hep birlikte izliyor olmalısınız.

Ben de, bu basın açıklamasıyla bir yandan Milliyetçi Hareket Partisinden Elazığ Belediye Başkanlığına adaylık başvurusu yaptığımı sizlerle paylaşmak, bir yandan da seçime ilişkin bir takım değerlendirmelerde bulunmak ve bu vesile ile de yaklaşık üç yıl önce başlattığımız hazırlık çalışmaları konusunda kamuoyunu ve sizleri bilgilendirmek istiyorum.

Herkesçe bilindiği üzere, geleneksel seçim çalışmalarında, seçime 5-6 ay kala aday adaylığı süreci başlamakta; kesin adayların belirlenmesinden sonra da seçime iki ay gibi kısa bir süre kalmaktadır. Bu birkaç ayda ise söylenenler havada kalmakta, kimse kimseyi dinlememekte ve seçmenler aday tercihinden çok, parti tercihi yaparak oy kullanmaktadır. Sonuç olarak, her parti, ulusal ölçekli politikalara paralel bir şekilde kendi oyunu almakta ve bu kısır döngü böylece sürüp gitmektedir. Üstelik birkaç aylık döneme yoğunlaşan çalışmalar, genelde abartı ve vaat içerikli olduğu için yanıltıcı olabilmekte ve kampanya ortamının yoğunluğu, sağlıklı değerlendirmeler yapılmasına engel olmaktadır.

İşte, bu ve benzer olumsuzlukların muhtemel etkilerinden arındırılmış bir seçim süreci yaşayabilmek ve ilimizin geleceğine ilişkin yapılacakları belirlemek için, 2014 yılında yapılacak olan yerel yönetimler seçimlerine yönelik kampanyamızı 2010 yılında; yani seçim tarihinden dört yıl önce başlattık.

 “YENİDEN ELAZIĞ” ismini verdiğimiz seçim kampanyamızın sağlıklı yürütülebilmesi için “Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi” adlı bir merkez ve bu merkeze bağlı bir ofis oluşturup tüm koordinasyon çalışmalarını adı geçen bu merkezden yürüttük.

 Kampanya hazırlıkları kapsamında, ilimiz merkezinde bulunan 40 mahalleye yönelik ortalama 10’ar adet proje hazırladık. Mahalle ölçekli bu lokal projelere, merkezî nitelik taşıyan projeler de eklenince, ortaya 400’ü aşkın proje çıkmış oldu.

Takdir edilmelidir ki, bu projelerin hazırlık aşaması çok zaman aldı. Her proje için; beyin fırtınası, araştırma inceleme, fizibilite yapılması, metinlerin yazılması, projelerin görsel hale getirilmesi, proje maliyetlerinin hesaplanması, kaynakların belirlenmesi ve beş yıllık stratejik plan içerisinde zaman planlamasının yapılması çok uzun ve yorucu bir çalışma dönemi gerektirmişti.

Bu iş için, aralarında Elazığ dışında yaşayan çok sayıda teknokratın da bulunduğu 100 kişilik bir teknik ekip oluşturuldu. Bu ekip, geçtiğimiz üç yıl boyunca çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Projelerin hazırlanması aşamasında, Türkiye’deki neredeyse bütün belediyelerin stratejik planları incelenip kentimizde uygulanabilecek nitelikteki proje fikirleri, Elazığ’a uygun formata dönüştürülerek proje havuzuna atıldı. Ayrıca, Avrupa ve ABD’de bulunan ve yaşanabilir kentler sıralamasında üst sıralarda yer alan bazı kentlerin belediyecilik felsefesi bizzat yerlerinde incelenerek dünya standartlarında proje fikirleri ile geri dönüldü. Projelerin kentin gerçekleriyle uyumlu hale getirilebilmesi ve yeni projeler üretilebilmesi için SWOT analizleri yapılarak, mahallelerin güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri belirlendi. Projelerimizin bir bölümü, bu analizler sonucunda elde edilen verilere göre şekillendirildi. Ayrıca dolaylı ya da doğrudan, Elazığ’ın sorunlarına yönelik olarak gerçekleştirilmiş, bütün çalışmalar incelenerek sektörel problemler tespit edilip her bir problemin çözümüne yönelik projeler üretildi. Şehrimizin sorun envanterinin çıkarılması için tüm bu yapılanlarla yetinilmeyip 2012 yılında “Devlet Millet El Ele” adında bir proje yapılarak hayata geçirildi. İçişleri Bakanlığı destekli bu proje ile Elazığ’ın bütün mahalleleri, tabir yerindeyse karış karış tarandı. Bütün bu aşamalar, yüksek lisans ve doktora tezlerini “mahalli idareler ve halkın belediyelerden beklentileri” konularında yapmış biri olarak benim kontrolümde ve bizzat katılımımla gerçekleştirildi.

Sözünü ettiğim projeler web ortamında www.yenidenelazig.com adresinde yayımlanmış durumda olup Elazığ gönüllülerinin eleştiri, yorum ve katkılarını beklemekteyiz. Çünkü biz bu kenti, bu kentin sahipleriyle birlikte yönetmek düşüncesindeyiz.

Tüm bu yoğun kampanya faaliyetleri yürütülürken, hiçbir kişi, kurum ya da kuruluş ile karşı karşıya gelmemeye çalıştık. Sadece yapacaklarımızı anlatarak, siyasi görüşü, ideolojisi veya dünya görüşü ne olursa olsun, Elazığ’da yaşayan ve kaygısı Elazığ olan herkesle Elazığ’a hizmet amaçlı bir birliktelik kurmaya ve ortak akıl oluşturmaya gayret ettik.  

Bütün bu hazırlıklarla yetinmedik elbette. Her anımızda Elazığ için ne yapabiliriz düşüncesiyle sayısız adım attık bu kampanya döneminde.

Sözgelimi;  

“Devlet Millet El Ele” diyerek düştük yollara ve mahallelilerimizin hüzünlerine tanık ve ortak olduk,

Elazığ’a kulaklarını tıkayanlara inat, “Büyükşehir olmak bizim ve Elazığ’ımızın hakkıdır” dedik ve kampanya düzenleyerek 152 bin mektup topladık,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2040 Yılı Planının yanlışlarına karşı çıktık ve “2040 Yılı Elazığ’ı Bitirme Planı” raporu hazırlayarak tepkimizi gösterdik. Bir yandan şehri kurtarmaya çalışırken diğer yandan da “Kampüsüne dön, bize karışma, şehrimizin müktesebatını bozma” diye ekran karşısında Elazığ’ın yok edilmesine destek verenlere buğuz ettik elbette,

Elazığ’ın geleceği, yatırımlar, fırsatlar, gelecek projeksiyonu için düzenlenen “Elazığ Lobi Çalıştayı”nın aktif tarafı olarak Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da ilimizin problemlerine çözüm üretmeye çalıştık,

İşsiz ve çaresiz hemşerilerimize bir nefes aldırmak için “Vodafone Çağrı Merkezi”nin açılması için fizibilite raporu hazırlayıp İzmir Lobi Çalıştayında sunup lobi desteği istedik. Bu girişimlerimiz başarıyla sonuçlanınca, bu merkezin Elazığ’a gelişine ve 1000 kişinin istihdam edilmesine vesile olduğumuz için gururlandık. Ne var ki Alo 170 Çağrı Merkezi ve Turkcell Çağrı Merkezinin açılması için yaptığımız başvurularımıza rağmen, bu yatırımların ilgisizlik yüzünden başka illere kaydırılmasını yüreğimiz kanayarak seyrettik,

Şorşor Deresinin bir sorun olduğunu, Çimento Fabrikasının ise daha büyük sorun olduğunu raporlar ile yazdık ve haykırıp durduk her fırsatta,

Harput 2023 Stratejik Yönetim Planı” projesini oluşturup yönettik,

“Engelsiz Kent Elazığ” adlı kitabı yazarak engelli derneklerimiz ile engelleri ortadan kaldırmaya çalıştık,

“Elazığ Polis Eğitim Merkezi Projesi” adında bir proje hazırlayarak polislerimize yüreğimizi açtık,

Elazığ Merkezi Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü ilimize gelsin, yılda en az 2000 öğretmen ilimizi tanısın ve tanıtsın diye mücadele ettik,

Öğretmenlerimize yakışır bir Öğretmenevi Projesi hazırlayıp sendikaları bir araya getirerek ortak duyguyu dillendirdik,

Bölge Kan Merkezini Elazığ’a istediğimizi söyledik durduk, ne var ki başka illere kaydırılmasına seyirci kaldık.

Son yıllarda eğlence kültürü ve popüler kültürün etkisi altında kalan mahalli müziğimizin ve halk oyunlarımızın korunması ve yaşatılması için “Elazığ Halk Oyunları 2023 Çalıştayı” yaparak çözümler aradık,

“Fısıldamakla olmaz, kamuoyu oluşturun” diyen siyasetçilere “Fısıldamıyor Haykırıyoruz, Elazığ’a Stadyum İstiyoruz” diye haykırdık ve avazımız çıktığı kadar bağırdık,

 4.000 yıllık Harput tarihinin ışığı altında, Elazığ’ımızın kuruluşunun 200. Yılında, “2034 yılı Elazığ Manifestosu” yayımlayarak, geleceğe ışık tuttuk, strateji belirledik, geleceği gösterdik kendimizce.

Bazen suskunu olduk şehrimizin, bazen de yürekleri yırtarcasına haykıran sesi. Bu şehrin aşı, işi, tarihi, kültürü, acısı, sevinci, camisi, kubbesi, eğri minaresi olduk,

Bölücüye, yıkıcıya, hayına, yılana, çıyana, arsıza, hırsıza, uğursuza, namussuza karşı her zaman dimdik durduk ayakta ve bayrağına, dinine, töresine, kültürüne bağlı kaldık her durumda.

Yılmadık, usanmadık; çalıştık, çabaladık…

Tanıdık Elazığ’ımızı ve Elazığ tanıdı bizi.

Ve bugün…

Bugün bu şehri yönetmeye, bu şehrin kaderini değiştirmeye, alın yazısını parlatmaya, hak ettiği konuma tekrar gelmesini sağlamaya talibiz.

Bir zamanlar “Doğunun Paris’i, Doğunun İncisi” denilen El-azizi, ismine yakışır yerlere taşımaya ve “YENİDEN ELAZIĞ” diyerek, yeniden bölgenin cazibe merkezi yapmaya talibiz.

Şehrin problemlerinin çözümüne ve gelecek vizyonuna uygun olarak hazırlanmış 400 proje içerisinde Rekreasyon Alanları, Parklar, Spor Tesisleri, Pazar Yerleri, Kent Bilgi Sistemleri, Fuar Merkezleri, Sağlıklı ve Ucuz Su Elde Etme Projeleri, El Emeği Göz Nuru Merkezleri, Çocuk Gelişim Merkezleri, Şehir Meydanları, Otoparklar, Mahalle Hizmet Yerleşkeleri ve Kentsel Dönüşüm projesi gibi herkesi yakından ilgilendirecek projeler bulunmaktadır.

Bu projelerin bazıları işsizliğe çözüm arayışı amacı taşırken, bazı projeler ile Belediyenin gelirlerinin arttırılması, bazılarıyla ise çocuklara, gençlere, kadınlara, yaşlılara, engellilere nefes aldırma amacı gözetilmiştir. Bu projelerden bazılarını burada sizlerle paylaşmak istiyorum.

Örneğin, ilk proje geçen yerel seçimlerde MHP adayı olan Milletvekilimiz Sayın Enver ERDEM’in projeleri arasında da yer alan KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Mutlaka hatırlayacağınız bu proje aynen korunacak ve bu proje ile Elazığ’ın Nailbey Mahallesi ve İzzetpaşa Mahallesi gibi sıkışan mahalleleri öncelikli olmak üzere sorunlu tüm mahalleleri dönüştürülerek yeniden yapılandırılacak. Daha geniş caddeler, bulvarlar, park yerleri, yeşil alanlar ve temiz bir kent tesis edilecek. Kentsel dönüşümün hayata geçirilmesi için Elazığ’ımızın kaybedecek hiç vakti yok. Derhal harekete geçilmelidir. Mazbatanın alınmasından hemen sonra harekete geçilecek ve son güne kadar bu kentin imarı ile meşgul olunacaktır.   

Bir diğer projemiz MİNİ MECLİS adını verdiğimiz proje. Bu proje ile ilimiz milletvekillerine, partisine bakılmaksızın makam odası ve makam aracı tahsis edilecek ve vatandaşlarımız ile rahatça buluşup çözümler üretebilecekleri ortamlar oluşturulacaktır. Aynı zamanda bu proje ile mahalli idareler ile merkezi idare arasında işbirliği yapılmış olacak ve şehrin ortak problemlerine çözüm üretilecektir. Ortak amaç, Elazığ’ımıza ve Elazığlımıza hizmet etmek olacaktır.

Bir başka proje olan ELMAR projesi ile marketler kurularak belediyemizin gelirlerinin arttırılması amaçlanmaktadır. Türkiye’de ilk defa uygulanacak bu proje ile mahallelerimizin cefakâr ve vefakâr bakkalları yok edilmeye değil yaşatılmaya çalışılacaktır. Şehrimizdeki küçük ve orta ölçekli bakkal ve marketler ELMAR projesi ile kâr ortaklığı şeklinde birleştirilecek; böylece, bir yandan halkın daha ucuz alışveriş yapması sağlanırken, diğer yandan bakkal ve küçük ölçekli market sahibi esnafımız daha yüksek bir refah düzeyine ulaştırılacaktır. Çeşitli mahallelerde mantar gibi açılan ve merkezleri ilimiz dışında olan orta sınıf marketçiler ile rekabet edilecek ve paramızın il dışına çıkması engellenecektir. Böylelikle işsizlerimiz için bir istihdam fırsatı oluşacak, aynı zamanda da belediyemize yüksek oranda gelir sağlanmış olacaktır.

YENİDEN HARPUT projemizde, aslına uygun olarak Beypazarı, Safranbolu evleri gibi tip projeler ile evler yapılarak, bedesten ve medreseler inşa edilerek, 4.000 yıllık Harput, tarihine uygun olarak yaşayan bir kültür merkezi haline getirilecektir. Finans kaynağı bulunmuş olan bu proje bittiğinde, Harput’umuz Türk Sineması ve dizilerin vazgeçilmez bir cazibe merkezi, bir turizm merkezi ve sinema platosu haline gelecektir. Bu sayede ilimizin tanıtımına katkı koyulacak ve turizm gelirlerinin arttırılması sağlanacaktır.

Bir şehri yeniden imar etmek, alt yapısını, üst yapısını, meydanını, sokağını yapmak elbette mümkündür. Fakat ilimizde sistem tıkanmıştır ve iş yapmak, üretmek, geleceğin şehrini oluşturmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

Bugün içinde yaşadığımız bu şehir, kimsenin mutlu ve umutlu olmadığı bir şehir haline gelmiş veya getirilmiştir. Türkiye’nin hiçbir bölgesinde, neredeyse yaşayanlarının hepsinin mutsuz olduğu bir şehre rastlamak mümkün değildir.

Bu noktadan hareketle, mevcut yapı ile çözüm üretebilmek mümkün gözükmemektedir. Sistemde değişiklik yapılması ve yeniden bir örgütlenmeye gidilmesi kaçınılmaz ve elzemdir.

Projelerimizin bazıları, bu sisteme müdahale amacını taşımaktadır.

Bir örnek verecek olursak;

YERİNDEN YÖNETİM MODELİ adlı projemiz ile Belediye hizmetlerinin bir bölümü tarafınızdan seçilecek olan muhtarların kontrol ve organizasyonuna verilecektir.

Bu proje ile Mahalli İdarelerin en alt birimi olan muhtarlarımızın 40 mahallede, 40 belediye başkan yardımcısı gibi çalışması sağlanacak, yönetime katılmalarına imkân verilecek; bu sayede hizmetlerin yerinden denetimi ve kontrolü, ayrıca hizmetlerin şehrin her köşesine eşit ve adil dağıtımı sağlanmış olacaktır. Böylece, 40 mahalle bir merkezden değil, 40 merkezden yönetilecektir.

Mahallenin temizlik işlerinin kontrolü muhtarlara devredilecek, kıyafetleri özenle giydirilmiş temizlik elemanlarının tüm mesailerini sorumlu oldukları mahalle ve sokaklarda geçirmeleri sağlanacak, tek bir izmaritin bile temizlenmiş olmasına özen gösterilecektir. Şehirde kaybolmuş olan temizlik kültürü, birkaç ay içerisinde yeniden canlandırılacak ve muhtarların etkin denetimi sayesinde, şehrimizde temizlenmemiş hiçbir alan kalmamış olacaktır.

Muhtarlara telsiz ve kurumsal hatlı telefonlar tahsis edilerek anlık iletişim kurulması sağlanacak ve mahalleli kolayca ulaşabildiği muhtar üzerinden hizmeti anında alabilecektir.

Muhtarlarımızın belediye araçlarından faydalanması sağlanacak, mahalle meclislerinin başkanlığı yetkisi ile birlikte mahalledeki Hizmet Yerleşkelerinin sorumluğu da muhtarlarımıza verilecektir.

Muhtarlarımız belediyenin personel alımında da aktif rol oynayacaktır. Personel alımı sürecinde, alınacak personelin nitelikleri belirlendikten sonra muhtarlara bildirilecek ve işe alımlarda muhtarların referansına önem verilecektir. Personel alımında mahalleler arasında adaletin sağlanması için, mahallelerin seçmen sayıları ölçüt olarak alınacak, her 500 seçmen için 1 personel referans yetkisi muhtarlara verilecek ve istenilen niteliklerdeki hemşerilerimizin belediyede mesai arkadaşımız olması sağlanacaktır.

Daha birçok konuda muhtarların yönetime müdahalesi sağlanacak, muhtar Belediyeye geldiğinde “Millet geldi” denilerek personel tarafından saygı ve sevgi ile karşılanacaktır. Öyle yetkilerle de donatılacak ki; muhtarlar mahallelerini dolaştığında, “Devlet geldi” denilerek halk tarafından saygı ve sevgi ile karşılanmasına çalışılacaktır. Böylelikle Devlet ve Millet arasında yok edilen birliktelik yeniden tesis edilecektir. Bu model, Türkiye’de ilk defa ilimizde uygulanacak ve inşallah gelecekte Türkiye modeli olarak benimsenecektir.

Umutlarımız ile oynanmış, bugüne kadar birçok vaatler verilmiş fakat şehirde pastanın büyütülmesi için yeterli çaba gösterilmemiştir. 400 projemizin hayata geçirilmesi durumunda, şehrimizin işsizlik problemi önemli ölçüde azaltılmış olacaktır. Vatandaşlarımızın bize güvenmeleri, bu konuyu kalıcı olarak çözmemiz için yeterli olacaktır.

Tüm bu projeler, çalıştaylar, girişimler, raporlar ve kampanyalar kentimiz için hayal ettiklerimizin çok az bir kısmıdır. Daha fazlasını yapabilmek için sizlerin destek ve dualarınıza talibiz. 30 Mart 2014 seçimlerinde bu desteği bizden esirgemez iseniz Elazığ’ı beş yıl içinde, başkalarının konuşmaya bile cesaret edemedikleri bir şekilde yeniden inşa edebiliriz.

Elazığ’da yaşayan bir Elazığ sevdalısı olarak, önemli bir tespitimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şehrimiz 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak Belediye seçimlerinde önemli bir karar vermiş olacak ve seçimin sonucu, İlimizin geleceği açısından bir dönüm noktası olacaktır. Bundan önceki seçimlerde olduğu gibi, bu seçimlerde de birileri gelecek ve “iktidar partisinin adayına oy vermenin, iktidarın fırsatlarını ve devletin kaynaklarını şehrin lehine kullanmak anlamına geleceğini” söyleyeceklerdir. Aslında, belediyelerin, merkezi yönetimden aldıkları payın, belediye başkanının bağlı olduğu partiye göre değişmediğini biliyor olmalarına rağmen, beş yıl önce bunu söylerken hiç ama hiç utanmamışlar; milletin gözünün içine baka baka yalan söylemişlerdi. Hazineden alınacak bütçenin çerçevesinin yasalarla belirlenmiş olduğunu ve bunun aksi yönde davranmanın yasalar önünde suç işlemek olduğunu söylememişlerdi.

Tüm bunları söylerken, muhalefet partilerinde oldukları halde belediyecilik anlamında dünyaya örnek teşkil edecek belediyeleri görmezden gelmişlerdi. Nitekim Sayın Başbakanımızın da, gururla bahsettiği “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı” görevini, hep muhalefetteyken yaptığını unutmuşlardı.

Ancak, söylediklerinin, bazı istisnai durumlar için doğru olduğunu ve Ak Parti’ye oy veren illerin(!) (belediye başkanlarının) milletin oylarının arkasına sığınarak korunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Evet, kendileriyle hareket etmeyen belediyelere şafak operasyonları düzenleyenler, suçu sabit olup onlarca kişinin hüküm giydiği yandaş belediyelerin kadrolarına dokunmamışlardır. Bu anlamda bazı belediyeleri korumuşlardır. Bu yakışmayan davranışı ise milletin kendilerine güvenerek verdikleri oyların arkasına sığınarak yapmışlardır. Yani milleti dolandırmışlardır. Onun dışında Elazığ’ın on yıl boyunca, günden güne geri gidişine seyirci kalmışlardır.

Ancak bu kez aynı gaflet içerisine girecek kadar küçüleceklerini ve yüzsüzlük edeceklerini sanmıyorum; bu kez iktidar nimetlerinden yararlanmanın ön şartının Ak Partiye seçim kazandırmak olduğunu söyleyemeyeceklerdir. On yıl boyunca bu gaflet uykusuna seyirci kalanlar, mazbatayı teslim alışımızı da seyredeceklerdir. Çünkü bu şehre reva görülen bu on yılın hesabının sorulması gerekmektedir. Bu hesabı soracak olan Elazığ seçmeni, hesabı verecek olan ise iktidar adına sizden oy isteyeceklerin olduğu muhakkaktır.

Bu süreçte şehrimizin geleceğine sahip çıkmanızı ve YENİDEN ELAZIĞ’ı kurabilmemiz için bizlere destek vermenizi rica ediyoruz. Şehrimizin bu hale gelmesini kimse istememişti; ama gelinen nokta hepimiz açısından hüzün vericidir. Bir hata daha yapılması durumunda, bu ağır sorumluluğu hiçbir hemşerimiz taşıyamayacaktır ve asla da taşımamalıdır.

YENİDEN ELAZIĞ projesi kapsamında hazırlanan projelerin hayata geçirilmesi ve belediye hizmetlerinin adil bir şekilde dağıtılması için sizlerden Milliyetçi Hareket Partisine destek istiyor, aracılığınız ile bütün hemşerilerimize sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz’’dedi.Basın toplantısı sonunda değerlendirmelerde bulunan MHP Elazığ İl Başkanı Oğuzhan DEMİR ise Çoban’ın adaylığının hayırlı olmasını dileyerek Elazığ MHP İl Yönetimi olarak partilerinden Aday Adayı olacak herkese eşit mesafede duracaklarını belirterek,Elazığ kamuoyuna mal olmuş,projeli faydalı isimleri değerlendireceklerini belirtti.



BU HABERİ PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Siyaset

En Çok Okunan Haberler

GERÇEKLER Mİ KAYIP YOKSA BİZ Mİ?25 Kasım 2014

Elazığ Star Haber
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi